şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Düş

İlk adımımı uçsuz bir kulübeye attım.

Gökyüzüyle bir ağaçları olan

Ahşaptan yapılmış sessiz bir koltuk

Ve hemen bitiminde şöminesinde ateşi savrulan

Duvar boyu penceresi ve içinde güz manzarası


İlk adımımı yeşil bir bahçeye attım.

Üzerimde bilmediğin bir renk çıplaklığı vardı

Yanıma yalnız üşümüş yanımı aldım

Yağmurla yıkandım her zamanki gibi

Rüzgarla kurundum

Ve bekledim yeşil bir bahçede bir soluk zaman kadar


İlk adımımı uçsuz bir ormana attım.

Kocaman, yaşlı ağaçları ve sonsuz patikaları olan

Güneşin izlerini belli belirsiz toprağa değdiren

Yapraklarıyla ve dallarıyla her yeri sarmalayan

Yanıma yalnız hüznümü aldım

Yalnızlığıma bulanmış hüznümü


İlk adımımı senli bir kulübeye attım

Tavana kadar kitaplığı ve

Bir kat boyu şaraplığı olan

Öpüşleri, sevişleri

Nerede olduğunu bilmediğim

Nefesinle ısıttığın bir kulübeye

Yanıma yalnız seni aldım


İlk adımımı uçsuz bir rüyaya attım

Yıllardır beklediğim bir düştü bu

Dünyanın tüm acısını ve sevincini içine sığdırmış

Beni çepeçevre sarmalayan bir düş

Ellerimi ısıttım bu düşte

Hiç uyumadığım uykuları uyudum

Geçmişle geleceğin öpüştüğü bir noktada

Yanıma yalnız bu düşü aldım


yapraklarıyla ve dallarıyla

ateşi ve yağmuruyla

kitapları ve şaraplarıyla

öpüşleri ve sevişleriyle

uçsuz bir kulübesiyle

yeşil bahçesiyle

senli bir düş


İlk adımımı boş bir kağıda attım.


03.09.2026

Devamını Oku

Facebook Tweet Pin It

Günlük gibi


Bazı sabahlar

gözümü açmadan yoruluyorum

henüz yaşanmamış bir günün

ağırlığıyla

bilmiyorum neden

bazen bir sandalye boş kaldığında

bir çocuk ağladığında

binadaki deli seslenirken gökyüzüne

ya da çay demlenirken

tam o an, içimde bir kırılma oluyor

sessiz

ama çok gerçek.

-

Geçmiş dediğin şey

sadece hatıra değil

bazıları hâlâ yaşıyor içimde

değmeden geçip giden anılar

sessizce olduğu yerde kalanlar

çok şey söyleyip hiçbir şey anlatamayanlar

bağırıp sesini duyuramayanlar.

hepsi toplanıp beni oluşturmuş.

-

Zaman…

dümdüz değil,

bazen kırık bir ayna gibi

parçalara ayrılmış olan sen misin yoksa ayna mı

belirsiz

fakat ikisi de tek yönlü

ötesi boşluk

-

Her şeyi sırasına koymaya çalıştım

duyguları, eşyaları, hatıraları,

ama bir türlü sığmadı

bir şey hep dışarda kaldı,

belki de bendim.

-

Gündüz susuyorum

gece düşüyorum

düşünmek ağır geliyor artık

bu yüzden düşüyorum ben de

çünkü hiçbir soru bir cevaba varmıyor

düşünmenin sonu yok

ya da bütün cevaplar

çoktan yitirilmiş bir zamanda kalmış.

-

Ve bazen, çok bazen

sadece bir ses

anlık bir görüntü zihinde beliren,

bir koku

bir şarkı…

bütün bu boşluğu delip geçiyor

içimde kırık bir raftan

tozlu bir anı düşüyor yere

eğilip almıyorum

kalsın diyorum

alsam da bana bir faydası yok

böyle devam

eksik

ama tanıdık.

-

Resim: John Everett Millais | Ophelia


Resme ithafen ek alıntı:


“Düşüncemizin katlanması mı güzel


Zalim kaderin yumruklarına, oklarına


Yoksa, diretip bela denizlerine karşı


Dur, yeter demesi mi?”


Shakespeare | Hamlet


Devamını Oku

Facebook Tweet Pin It